14 Mart 2009 Cumartesi

.......... ......rı gibi gezdik..

Bu gün sabah kalkamadım. Baktım saat 11.00 olmuş Ali de İstanbula gelecekti naaptı diye bir arayım dedim. Başakşehirde Salih abimizin yanındaymış. Atladım arabaya bizede gezme lazım ya doğru oraya. Başakşehirden foto yok. Niye derseniz Salih abinin makinanın pilleri bitmiş benim pilleri ona ödünç verdim. Eh naapalım o kısmın haberlerini onun blogda izleriz artık.
Daha sonra Ali Türkle beraber geçtik Mustafa Kabaoğlu hocamın Murat Çakırla beraber çalıştıkları arılığa. Arılık güzel bir yerde şehrin göbeği. Etrafı ağaçlarla çevrili, arıcıların evlere yakın daha ne olsun.
Burada bu gün gelemeyen bir kaç arıcının daha arıları mevcut. Çok güzel dizilmişler. Arılık temiz ve düzenli.

Arılığa gelinirde kovan açılmazmı. Hava soğuk yağmurlu ama Murat Çakır körüksüz nasıl arı açılır dersi verdi bize. Ali Türk de yakından izliyor foto alıyor.

Maşallah arılar çok güzel çıkmışlar kıştan.Nufüsları gayet iyi.


Mustafa hocam böyle dumansız kovan bakımını Murat Çakır benden öğrendi deyip devam etti kovan açmaya.

Fakat ülkemizde eğitime ve öğretmene değer vermeyen insanlar olduğu gibi arılarda var tabi kovanın birindekiler zıpladılar Mustafa hocamın üstüne. Murat Çakır yapmayın ayıptır yılların hocası o dediysede zamane arıları işte dinlerlermi:)

Adamın eline bakın. Hocam elini bana gösterirken diyorki yav ne soktu be kan çıktı valla diyordu:) Tabi diyemedik ne çıkacaktıki:)

Arılardan hepimiz tırsınca en iyisi mangalın başına geçmek deyip orada toplandık.

Yediğimiz içtiğimiz bizim olsun diyelim gene birileri ayıptır yiyen var yiyemeyen var der neme lazım. Ama allah keselerini dolu etsin iyi ağırlandık. Tam yemek yerken hacı abisi aradı bizimkini oda gülerek konuşuyor sen çalış hacı abi ben geliyom diyor.

Hacı abiden sonra yenge aradı. Neler dediğini ben telefondan duyuyorum ama yüzüne bakın siz anlayın artık:))

Yalnız yediği fırçalardan birini açıklayım düğüne gidilecekmiş bu saate kadar nerdesin ne takacaz gelinle damada diyordu. Bizimkide boşa geldik buralara kadar Salih abiye sattığımız balların paraları gitti der gibiydi:))

En son paralar gitmiş fırçayı yemiş pırıl pırıl olmuş ya geçti sobanın başına çorap kurutuyo.

Ama gene güzel bir gün daha geçirdik.Başakşehirli Salih abiye, Mustafa hocama, büyük şefe, Osman Ünala şu an adını hatırlayamadığım diğer arkadaşlara çok çok teşekkürler.

8 yorum:

yalovalı arıcı yusuf dedi ki...

Allah muhabbetinizi arttırsın.
İmrenmemek elde değil.

Hayati İnal dedi ki...

Gerçekden güzelde anlatmışsın muhteşem doktorum.Teşekkür ederim,ağzına muhabbet arılarınada bal yakışıyor.hoşça kal.

Zafer ANLAYIŞLI dedi ki...

hocam bakan izmitten gelmiş sen şuradan gidememişsin be.

arılara bakmak bahane ızgaralar şahane:))

aman kolestrol ve bolkon durumlarına dikkat zira bu yaştan sonra kaçak kata izin vermiyorlar.

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Yusuf ve Hayati abiler teşekkürler, Zafer abi iştah söz dinlemiyor ille kaçak kat istiyor diyorum bir gün ceza kesecekler ama umurundamı:))

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Çocukluk ve gençlik yıllarında şiddet baskı görerek yetişmiş bazı kişiler ileri yaşlarında da suç işlemeye meyilli olabilirler vede gizlenme ortaya çıkmama gibi pısırık tavırlar sergileyebilirler. Bu türden davranış sergileyen adını gizleyen yada takma ad kullanan kişilerin yorumlarını yayınlamıyorum.

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Doktorum.

Sen ne yaptın böyle.Bizim bakanı hem evde yengeye karşı,hemde hacı abiye karşı açığa düşürdün.Mazallah ya ikisinden birisi senin bloga bakacak olsa nice olur bizim bakanın hali.Eser kalmaz bizim bakandan.Sen bakma bizim bakanın maço haline.en uysal kediyi bile köşeye sıkıştırdın mı aslan kesilir .Umarım gören olmaz.

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Açığa düşmek yani göbeği yıldız gördü derler kırkpınarda olurmu yusuf abi tuş oldu tuş:)))sırtı yere gedi, iki omuzu birden değdi:))

ALİ TÜRK dedi ki...

Atın atında küçük olsun,yoksa civcivler nasıl doysunlar::))