19 Kasım 2009 Perşembe

Kutudaki arılar ve resim potborisi hazırlama :)

Bu gün iş yerinde bulunan ana kutusundaki arımı açacaktım. Hava güzel ve çalışma vardı tek tük de olsa polen geliyordu. Açtım maşallah durumlar gayet iyi. Sanırım oğul vermeye havalar artık müsait olmadığı için oğul veremiyor zavallılar.

Hemen meydan şerbetlemesi işlemi uygulamaya kondu. Bu kadar kış arısı varsa ne olursa olsun bloke olsun umursamadım ve stoklarını tamamlamaları için yüklendim. Aman bu yaptığım yanlış anlaşılmasın yakın çevrede arı yok.Çevrede arı olsa yağmacılık kaçınılmaz olacak. O nedenle bunu kaygı duymadan uyguluyorum. Bu uygulamanın avantajı kutu içine fazladan nem yüklememiş oluyorum.



Bu kutudan edindiğim tecrübelerden biri ana kutuları dört çıta olursa iyi oluyor. Yakın çevrede güçlü arı kolonileri olmazsa gelişme olumlu oluyor ve yağma problemi olmuyor. Şerbetliklerde çam ağacı dalıda arıların şerbete düşüp boğulmamaları konusunda çok etkili oluyor.


Dün akşam Giresunlu arıcı arkadaşımız Emrah ile sohbet ediyoruz; konu bir çok resmi tek bir resim olarak nasıl birleştirilebilirize geldi. Dedim Emrah sağol bende yarın iş yerimdeki ana kutusunu açıp haber yapacaktım birde şişlenecektim. Şimdi bu konuda haber yaparım şişlenmekten kurtulurum dedim ve gülüştük.
Şimdi bazı arkadaşlarımızın bloglarında böyle resimler var. Bunu hazırlamak için microsoft office proğramlarından powerpointi kullanabiliriz. Bu proğramı açıp çıkan pencerede aşağıdaki gibi boş bir sayfa açıyoruz.

Açılan pencerenin üst kısmında ekle butonunu, resim butonunu, dosyadan butonunu sırayla tıklayıp bilgisayarımızda kayıtlı olan bir resmi bulup ekleyi tıklıyoruz.




Artık resmimiz aşağıda görüldüğü gibi sayfamıza eklendi. Bu yolu kullanarak bu sayfaya istediğimiz kadar resim ekleyebiliriz. Burada resmimizin üstünü tıkladığımızda resmin
etrafında bir çerçeve belirecektir. Bu çerçevenin köşelerinde boyut ayarı yapabilmek için butonlar olduğu görülecektir. Çerçevenin üst kısmında da yeşil renkli, diğerlerinden farklı bir buton olduğu görülecektir. Bu yeşil renkli buton resmi kendi etrafında döndürmek için kullanılır. Resim böyle çerçeveli durumda iken kürsörü üzerine getirdiğinizde artı işareti şeklinde bir görünüm alır bu haldeyken de mausun sol düğmesi basılı tutularak resmi taşımak mümkündür. Aşağıdaki resmi incelerseniz birde resim araç çubuğu olduğunu görürsünüz. Buradaki butonları kullanarak resmin ışık, kontrast vs ayarlarını yapabilirsiniz. Bu resim araç çubuğu resim eklendiğinde otomatik olarak açılabildiği gibi resmin üstüne çift sol tıklamaklada açabilirsiniz.
Aşağıdaki görüntüde sayfaya üç adet resim ekledim. Bunlar birbirinin aynısı olabildiği gibi farklı resimlerde olabilir. Bunları istediğiniz şekilde boyutlandırabilir, çevirerek değişik görünümler elde edebilirsiniz. Eklediğiniz resmin üzerini sağ tıklayıp açılan pencerede sıra seçeneği üzerinden resimlerin üst üste diziliş sıralarını da ayarlayabilirsiniz.


İşleminiz bittiğinde en son olarak kayıt işlemine sıra gelince bu resme bir isim verip sonra hemen altındaki kayıt türü bölümünü yandaki oku tıklayarak açıp "JPG" türü olarak seçip kaydederseniz yaptığınız çalışmayı resim olarak kaydedmiş olursunuz.



15 Kasım 2009 Pazar

Alet ve kovanların dezenfeksionu.......

Almanyadaki arıcı arkadaşımız Mehmet Yüksel ile sohbetlerimizde orada arıcıların kovanları el aletlerini çamaşır suyu kullanarak dezenfekte ettiklerini duymuştum.




Mesleğimiz gereği tabip odasının sitesinde gezinirken tıbbi aletlerin çamaşır suyu ile yüksek düzeyde dezenfeksionu diye bir konuyla karşılaşınca bunun arıcılığa uyarlaması olabilir diye düşündüm.



http://www.ttb.org.tr/odd/Dersler/klor/klor.htm ilgili konunun geçtiği linkdir isteyen bakabilir. Burada çeşitli tıbbi cerrahi müdehaleler sonrasında kullanılmış olan aletlerin %0,5 lik klor solusyonunda (%0,5 lik çamaşır suyu) 20 dakika bekletilmesinin yüksek düzeyde dezenfeksıon yapacağı belirtilmektedir.

Biz arıcılar da özellikle yavru çürüklüğü gibi bulaşıcı hastalıklarda kullanılan aletlerin, kovan ve katların bu solusyon içinde 20 dakika bekletilmesi ile ileri düzeyde dezenfeksion sağlayabiliriz.





Bu solusyonun hazırlanmasına gelirsek bunun için 1 ölçü % 5 lik çamaşır suyuna (yani marketlerde satılan bildiğimiz çamaşır suyuna) 9 ölçü su karıştırmak yeterlidir.



Size benim evde kullandığım çamaşır suyu bidonu üzerindeki solusyonun %5 lık olduğunu gösteren etiketide yayınlıyorum.










Eh napalım bu hafta sonu arılığa gidemeyince böyle oldu idare edin artık:) Hafta ortasına da balkon fakirini açarız ohooo kasım ayında bundan iyisi şamda kayısı:)

12 Kasım 2009 Perşembe

Balkon fakirinde son 21 günde görülen değişiklikler.

Bizim balkon fakiri bana bu sene güzel gözlem yapma olanağı sağladı. Hemen hemen her hafta ortası ve güzel havada açtım kerataları. Hatırlarsınız bunlar kendime f1 ana üretmek amaçlı olarak anasını üç çıta arıyla ayırdığım bir kovandı. Senmisin bu işi yapan Ereğlide önce yağmaladılar, ana yumurtayı kesti, açlık başladı. Sonra aldım geldim İstanbula ana değiştirdiler çıkan anayı en son 7 eylülde görmüştüm oda eşleşmeden dönemedi. Sonra Bizim ustadan 9 eylülde bir ana aldım, 11 eylülde de kabul ettiler. Bu arı bakın sadece son 21 günde nerden nereye geldi. Bu görecekleriniz arının sıkıştırılması ve ananın kış arıları oluşturabilmek amaçlı olarak teşvik beslemesine tabi tutulmasının sonucu ortaya çıkmıştır. İstanbul gibi yerlerde bahçe çiçeklerinden arılar bol miktarda polen bulabilmekteler. Ben bu güne kadar bunlara sürekli kek verdim. Ayrıca iki defada 1 er litre 1/1 şerbet verdim. Halada şerbetliklerinde kek var. Artık keki alıp bol şerbetleyerek kışa sokmam gerekiyor.

video

Yukardaki bu filmi photostory3 adlı proğramı kullanarak yaptım. Resimleri yan yana dizerek hazırlayacağınız filmlerde bu proğramla çok kaliteli görüntüler oluşuyor.

10 Kasım 2009 Salı

Huzur içinde yat....

Ölesiye bağlanılacak kişiler, dostluklar.


09 Kasım 2009 Pazartesi

Hafta sonu çalışmalarım..

Bu hafta sonu yazdan kalma günlerden birini yaşadık. Arılarda bulmuşlar güzel havayı bol bol uçuş yaptılar.

Bizde kış öncesi son kontrollerimizi yaptık.


Bazı arılarımız 7 çıtalı,




Bazı arılarımız ise 9 çıta arılıydılar ve bal stokları iyiydi



Sıkıştırma ve sarıp sarmalama işini çuval kullanarak yaptık..


iki kat çuval kullanıp en üzerini de izolasyon malzemesi ile kapadık. Ben geçen sene bu şekilde yaptığım izolasyondan çok memnun kaldım.


En son olarakda kovanlarımız kış yağmurlarından etkilenmesinler diye afiş olarak hazırlanıp kullanılmış olan su geçirmez malzemeler ile sardık. Bazılarını bulundukları yer itibarıyla dörderli olarak sardık,


Bazılarını ise tek olarak sardık.


Bu arada benim de bir görüntü asistanım var. Ben çalışırken nerde nasıl görüntü alacağını biliyor, ben ikaz etmeden hallediyor. Birde abi bir poz ver diye seslenip iş bitimlerinde görüntü alıyor.


Karakovanda bu hafta kontrolden geçti. Bizimki daha yeni arı silkelede ama benim karakovan bayağı yol aldı. Petek örmeye devam ediyor. Yeni petek indirilmiş iyice.

Tekrar 3,5 cmboşluk bırakılarak sıkıştırma tahtası uygulandı.

En son sepeti de sarıp izolasyona tabi tuttuk. Üzerine önce izolasyon malzemesi sarıp,

en son olarak da naylon poşetle suya karşı izole ettik.

Havanın güzel olmasını fırsat bilip dolaşanlar sadece ben değildim. Aşağıdaki arkadaşda salına salına geziyordu.

Sabah saatlerinde ise kovan üstlerindeki çiğ damlacıklarından su içen bal arısınıda tam o anda görüntüledik. Benim görüntü asistanı bu konuda bayağı iyi.

05 Kasım 2009 Perşembe

Bütün arıcılar toplandık toplandık....

Davete gitmek gerek diye biliriz ya dün bizimkinin yanına gittik. Hemen soluğu Seyithan abimizin yanında arılıkta aldık. Karakovana arı silkeleyecekmiş. Allah akıl fikir versin ne diyelim. Hacı abi hemen hazırlıklara başladı işi bitirin de bir an önce gidin der gibiydi:))

Bu sene misafirler için aldığım maske bu, resimle abi dedi. Ama üzerinde küçük kardeşininmiş gibi duruyordu. Banada yüz maskesi ayarlamış. Abi dedi sen maskesiz ben maskeli olmaz karizmamı çizme nolur tak şunu dedi ustamız ya kırmadık:)

Başladık çalışmaya seçtiği kovanı açtı nolur nolmaz diye foto alıyor, bende silkeleme aletini inceliyorum allah kimseyi isiz güçsüz bırakmasın sıkıntı neler yaptırıyor insana:==)

Başladık çıtaları tek tek silkelemeye.


Yavrulu ballı polenli hepsi silkelendi.

Silkeleme sonrası ilk karakovan içi görüntüler.

Karakovan böyle sıkıştırılır deyip bastı çuvalı kovan içine:=)

Arkadan çuvalı basarsan böyle olur işte arı bu ne yapsın hayvancağızlar önden dışarı çıktılar:)

Sonra eve gittik bilgisayarda çalıştık ama vaka umutsuz. Bakalım zamanla görecez film işlemesini becerebilecekmi:) Sonra telefonlar başladı çalmaya anladıkki ekip yaklaştı gidip hacı abiyi aldık ve hışırın yeri adlı restorana geldik. Ekip tamamlanınca da yemek ve sohbet faslına geçildi. Aşağıda soldan sağa Tuncay Erdem, yeni tanıdığım adını hatırlayamadığım bir arkadaş,
hacı Seyithan Abi, Yusuf Şimşak, Saim Gürel ve en sağda yav neydi bunun adı neyse çok önemli değil:=) işte ekipde birde ben vardım:) (benim makina foto çekeni göstermiyor napıyım)
Yemek boyu böyle ekmek kutusu kucağında oturdu neymiş aç kalıyormuş iyi ye bakalım dedik ne diyelim:))

Ama iyi bir akşamdı. Şakalar bir yana arıcı sohbetini özlemişim iyi oldu:)
Yemek sırasında Aziz Mumcu arkadaş aradı milastan, abi diplomanı geçici olarak bana verirmisin diyor arkadanda can hıraş bir ses vermeeee diye bağırıyordu. Aziz abi napacan diplomayı, ayıpsın al senin olsun dedim meğer Nimet kardeşimizi muayene edecekmiş :):):) Öğrendiğimize göre ses tellerinde problem varmış dediler tamam daha sesi çıkmaz:....)Arıcıların kaderi işte dağ başında dr olmayınca böyle naapsınlar:)

03 Kasım 2009 Salı

Isınmak pahalı tasarruf yapmak lazım....

Geçen sefer bölme mukavvasıyla böldüğüm balkon fakirinde bazı noktalar sonradan kafama takıldı. Bu günde hava güneşli ya baktım uçuş başlamış dururmuyum hemen işe giriştim.
Geçen sefer bölme tahtamızın duruşu böyleydi. Bu pozisyonda şerbetlik ve altta kalan boşlukda ısıtılmak zorundaydı. Bu olumsuzluğu ortadan kaldırmak için;

Bölme tahtamızın altına bir geçiş deliği açtım. (Kazmalıkda üstüme yoktur ya resimlemeyi unutmuşum bende paintde geçen seferki foto üzerinde gösteriyorum.)

Daha sonra bunu ruşete şerbetlik dışa gelecek şekilde yerleştirdim. Bayağı güzel oldu.Alttan geçip şerbeti alacaklar.


Yol dahada uzadı ama napalım bu sene yakacaklara zam varmış. Tasarruf şart.


Aşağıdaki resimde yakacakları görülmekde:) ben bunu onlara 8 ay vadeli borç olarak veriyorum 2010 temmuzda bal olarak geriye alacağım . Laf aramızda 3 litresini 4 tl ye imal ediyorum. Farkında değiller kazıklandıklarının:)