6 Aralık 2017 Çarşamba

Salamura siyah zeytinimi nasıl hazırlıyorum.

Geçen sene ilk kez yapmıştım.
Sonucunu görmeden büyük miktarlarda hazırlamamış, sonuçta yıl boyu eve her zeytin aldığımda tüh demiş durmuştum.
Bu sene ise işi öğrendik ya evin tahmini zeytin ihtiyacını kendim hazırladım. 
Kostik denen kimyasalla acılığını gidermekten tutunda boya kullanımına kadar bir sürü akıl ve vicdan yoksunu uygulamalar duyuyorum bu nedenle artık pazardan ham zeytin alıp kendim salamura zeytinimi kuruyorum. Ailece yerken katkı maddeleri olmadığından emin olduğumdan içim rahat artık.

Nasıl yapıyorum kısmına gelince çok kolay:)
Aşağıda gördüğünüz kavanoz 5 litrelik. Buna 3 kg zeytini dolduruyorum arada çalklamak zeytinleri alt üst etmek için fazla koymamak lazım.
Zeytinin üzerine 300 gram salamura tuzu  (ağırlık olarak %10) koyup kapağını kapatıyorum. Tuz oranını %5 olarak kullananları da duyuyorum ama ben bu oranı kullanıyorum.
Her gün çalkalayıp zeytin ve tuzun iyice karışıp alt üst olmasını sağlıyorum.


20 gün yada bir ay her gün çalkaladığım zeytinler acı suyunu bırakıyorlar ve yenecek tad ve lezzete ulaşıyorlar. Bir ay boyunca acı suyunu hiç dökmüyorum. Tadları istediğim kıvama gelince acı suyu döküp zeytinleri güzelce (kavanozu üç kere çeşme suyuyla doldurup çalkalayarak) yıkıyorum. Suyunu süzüyorum.


Zeytinler tuzlu ortamda iken zamanla renkleri açılıyor kahve rengine dönüyor. Onları yıkadıktan sonra bir tülbent üzerine serip 12-16 saat kadar bekletiyorum.


12-16 saat sonunda renkleri siyahlaşıyor. Fazla bekletip kurutmamak da lazım o zaman küçülüyorlar.


Renkleri siyahlaşan zeytinleri gene kavanoza doldurup mısır özü yağı yada ay çiçek yağı ile yağlayıp kavanozun ağzını kapatıyorum. Zeytin yağı kullanırsanız küflenmelere oluyor o nedenle bu yağ çeşitlerini tercih ediyorum. 


Bu yönetmden ben çok memnunum. Farklı şekilde yapanları da duyuyorum siz artık hangisi aklınıza yatarsa hoşunuza giderse uygulayın.

27 Kasım 2017 Pazartesi

Sığırcıklar, dal köklendirme, kümes temizliği..

İki haftadan sonra hava güzel, banada gitmeye bahane lazım dedim kümesi temizleyelim.
Gittimki sığırcıklar tarafından karşılandım. Güneye göç başlamış.


Klasik olduğu üzere semaveri yaktım. 


Daha sonra kümesin plastik ızgaraları kaldırıldı. Altta biriken gübreler alındı.


Tam üç el arabası gübre ağaçların altına nakledildi. Tavuk gübresi bu kadarmı faydalı olur. İlk kez bu sene Cennet hurması yedim.


Kümesin temizlenmiş hali aşağıda.. Mayıs ayına kadar olmasada nisana kadar idare eder artık.


Geçtiğimiz 27 şubat 2017 tarihinde  asma dalında 10 cm kadar yüzük şeklinde kabuk sıyırıp toprak sardığım kısım köklenmiş. 





Bu çok sevdiğim bir asma. Dğer asmalarım her sene külleme olmasına rağmen bunun meyveleri hep sağlamdır. Hemen başka bir yere nakledildi.
Bu şekilde uygulama yaptığım erik zeytin ağaçlarımda var  hele bir yaprak döksünler onlarda kesilip toprağa aktarılacaklar.


6 Kasım 2017 Pazartesi

Havayı güzel bulunca duramadık:))

Cumartesi sağanak yağmur vardı İstanbulda.
Pazar günü 19 lu dereceler olacak denilince sabah erkenden arılıkta aldım soluğu.
Hava serin arı uçuşu yok bende sabah mahmurluğu.


İlk iş tavukları bahçeye bıraktım.
Eşelenme börtü böcekle beslenme kurtları döktüler.


Daha sonra çatı bakımı işine giriştim.
Kabaran yerler fırçalandı zımparalandı


Akrilik su bazlı sıvı plastik kaplama malzemesi iyice karıştırıldı


Bu ikinci kat olarak uygulandı.


Güzelde oldu hani:))
Usta önce yaptığı işi kendi beğenmeliymiş..


Öğlen molasında klasik zeytinyağında yumurta:))


Saat 13 00 arı uçuşu yok


Hiç birinde uçuş olmayınca elimi sürmedim.


Yabani hardallar açmış.
Kış için lazım olacak polen kapı önlerinde


İğde..
Çok severim bahçemde iki tane var.
Olgunlaşmışlar bolca topladım.


Bu hafta sonuda böyleydi. Artık sonbaharın son ayı ve kışa giriyoruz.
Her mevsim ayrı güzel ama yakındır bahar gelsede kurtlarımızı dökmeye başlasak deriz

30 Ekim 2017 Pazartesi

Kışa hazırız artık :))

Bu hafta sonu 18 li dereceleri görünce soluğu arılıkta aldım.
Kışa girmeden ayrıntılı bir kontrol yaptım.


Kolonilerin çoğu yavruyu kesmiş.


Tabi az da olsa yavrulu alanları olanlar da yok değildi hani.


Ahşap kovanları malzeme yettiğince köpük kovanlara aldım.


Geçtiğimiz senelerdeki gözlemim köpük kovanlarımdaki koloniler kıştan hep en güçlü çıkanlar oldu.


Katlı kolonilerde kuluçkalıktaki arılardan kata çıkmamakta direnenler oldu. 
Balları  yavru alanını üst kattaki boş peteklere taşırlar diye beklerken baktım öylece duranlar var ve inekler böyle kışlayacaklar:))


Üst kat alta alt kat üste gelecek şekilde düzenleme yapıldı.


Tabi köpük kovana da alındılar birde sıkıştırma işlemi uygulandı sarılıp sarmalandılar.


Bu şekilde sıkıştırmayı kaç yıldır uyguluyorum çok memnunum dilleri olsada söyleseler diyeceğim ama çok az kayıpla kışlamalarından anlıyorumki onlarda memnunlar:))
Şu an itibarıyle varroa mücadeleleri yapıldı, ballar yeterde artar belki aralık ayında bir oksalik asit uygulaması dahada olur olmazsa da olurda işte özlem gidermek için olur biz 2018 sezonuna hazırız:))) Haydi hayırlısı.


Bu sene arılığıma diktiğim zeytin fidanım.
Meyveler olgunlaşmaya başladılar.


Benim kızlar, sokağa çıkmanın keyfi başka tabi ordan oraya koşup eşelendiler otladılar:))


16 Ekim 2017 Pazartesi

İki haftadır gidememiştim.

İki haftadır gidememiştim.
Pazar sabahı iç işleri bakanını alıp gittim.
Semaver çayıyla kahvaltı keyfinin üzerine tanımam.
İşler çok olunca yanınızda birinin olması sizi oldukça rahatlatıyor. Bahçe işi iç işlerine kaldı.



Sabah 08 00 civarı hava sıcaklığı 12 derece idi.
Terasın su izolasyonu işi erkenden tamamlandı.


Öğlene doğru hava ısınınca sıra arılara geldi.
Özlemişim inekleri :)) havalar güzel gidiyor derken stoklarda azalma tespit ettim.
Kovan ağırlıkları sanki düşüşte. Zaman darlığından ayrıntılı kontrol olmadı elbette.
Hepsine koyu şerbet besleme yaptım.



Koloni mevcudu tahmin ettiğim üzere iyi sayılır.



İşler bitmiş akşam arılıktan keyif fotosuda alındı.


Kıvırcık fidelerimi de diktim:))


Cennet hurmam bu sene beni ihya etti desem yalan olmayacak hani:))


2 Ekim 2017 Pazartesi

Kış hazırlıkları.

İki haftadır işlerimin yoğunluğu nedeniyle bahçeme gidemedim.
Bu hafta gittimki çimler uzamışlar. İleriki zamanlar gösterecek ama belkide bu yıl için son kez biçildiler.


Çim alan biçildiğinde sanki halı gibi görünüyor:))
Uzadıkça bu durum biraz bozuluyor. 
Çim bakımı hem çok masraflı hemde emek istiyor.
sevince insan katlanıyor derler ya işte öyle benimkisi:))


Geceleri hava sıcaklıkları düştü.
Kümesimde 30 X 40 gibi ölçülerde bir hem havalandırma hemde aydınlatma penceresi var.
Fotoğrafta da görüldüğü üzere inekler dışarıyı seyrediyorlar kim bilir akıllarından ne geçiyor:))


O pencereyide artık kapadım.
Zira üşütmeleri kaçınılmaz.


İçme sularını da tazeledim yemlikleri de dolu ohh daha ne olsun.


4 tavuk yaptıklarına bakarmısınız  hepsi bu:((
Ama tüy değiştirme dönemindeler o nedenle kızmıyorum.


Buda kümesimin gezinme yerine diktiğim nar ağacım.
Hani derler ya yediği önünde yemediği ardında diye işte öyle
sonuçtada bana böyle narlar veriyor.


Diyeceksiniz hani arılar:))
Bu hafta onlara elimi süremedim.
Sağanak yağmur geliyor söylentisi vardı evin çatısı bakıma alındı.
Dış kap naylon korumaya alındı.
Dı,dı, dı önem sırasına göre işler ancak yetişti.
Her yerim tutulmuş (yaşlılık zor:))
Kongreyede gidemedim.Gitsem iyiydi ama gönül neler istiyorda oluyormu bu kadarına da şükürler olsun.
Kalın sağlıcakla.