23 Haziran 2008 Pazartesi

GELDİLER BE GELDİLER!......

Geçtiğimiz cuma sabah saat 10.00 telefonum çaldı postacı arkadaş arıyor abi senin paket geldi (düşünebiliyormusunuz mahallenin postacısı ile bile dostluk kurup cep telefonumuz verildi analar gelince vakit kaybı olmasın diye) hemen fırladım saat 11.00 analar elde fakat Türkiyede naylon poşete konmuşlar hemen açtım 1-2 tanesi hareketsiz gibiler biraz su verip yola devam ettik saat 11.45 Gebzedeyim. Ali Türk (yol boyu 45 dakikada 4 kere aradı nerdesin sağlarmı diye) ile beraberhemen fırladık doğruca Şile ye arılığa vardık. Zor durumda olanları yalattı bizimki diğer arılara bu sefer şunu öğrendim bu arı milleti kedi gibi yalanarak temizleniyor sakın yıkamayın. Arılar banka adı verilen anasız kovana verildi 2 tane bana ruşetlere bölme yaptık (uyanık olacaksın böyle durumlarda kendi arılarıma kıyamadım) 2tane dört gözle ana bekleyen arkadaş geldi aldı. Diğerleri bankaya kondu. Banka kasası önünde bir poz verdik:)



Daha sonra anaları gönderen arkadaş arandı duygularımızı paylaştık hepsinden önemlisi teşekkür ettik hemde sonsuz teşekkürler zira hiç üstüne vazife değilken dudaklarında uçuklar çıktı dünya bir yol yaptı gitti geldi bir ton stres yaşadı ama sonuçta özellikle bana yukardaki resimde gördüğünüz mutluluğu yaşattı. Sağolasın.....Sonra ohhhh be dedik ve bir çay molası verdik fındık bahçesinde :) kimseye kötü örnek olmamak için emziğimizi de arkaya sakladık:)



Sonra kasa ve ruşetler arabaya yüklendi (o an Aliyi burda bırak bas gaza kaç mallar senin diye şeytan dürttü ama biz ona uymadık )Önce kasa ve Ali Gebzeye bırakıldı eve gelip iç işleri bakanı ve kızı alıp Tekirdağa yola çıktık. Ruşetler yerine konup aşağı indiğimizde saat 22.30 u gösteriyordu. Ertesi gün saat 19.00 Ali Türk arıyo abi dağıtım işi tamamlandı diyor. Ya bak gördünmü kim saf kim f1 anladınmı dedim kendine. O hala beni saf sanıyo ve gece 23.00 de evine vardı. Cep telefonunun şarjı 4 gün gidermiş cuma akşamı şarj etmiş cumartesi akşamına bitirmiş uyanık işte:)



Şimdi gelelim ben bu işe niye girdim. Bir yıldır arıcılığın sanal aleminin içindeyim. Elimden geldiğince mesleğimle ilgili bilgi aktarımları yapmaya çalıştım. Naçizane haddimi aşmadan mesleğimle ilgili uyarılarda bulundum. Bunun yanında arıcılık konusunda ki bilgilerimi de kat kat artırdım bu gün ya bu nedir diye şaşkınlığa düşeceğim durumlar oldukça azaldı yani arıcılık bilgim bana yetecek duruma geldi. Hatta ana arı ürettim kendime yetecek kadar. Ama bir şeyi gördümki yaptıkları uygulamaları görüntülü olarak günü gününe, hataları ve olumsuzlukları da dahil paylaşanlar çok az. Bunun sonucu aynı hataları diğer insanlar da ister istemez yaşamak durumunda kalıyorlar. İşte bu nedenle bazı arkadaşlar geçen sene varroa mücadelesi yapmadıkları için kanatsız ana üretmişler, ben jenterde ana öldürdüm vs. Kendimce ben bu sene adım adım yaptıklarımı ve sonuçları; olumlu yada olumsuz olmasına bakmadan paylaştım. Bunların yanında bir damızlık ana arı saf ana arı hikayeside almış başını gidiyordu. Ülkemizde üretilenlerden alınıp kullanılanlarında ne olduğu, ırk konusunda güvenilirlikleri de tartışılıp duruyordu. Yurt dışından güvenilir bir kuruluştan ana arı getirebilme konusu ise bir muamma ve hatta getirdiği söylenen kişilerin izledikleri yöntemler ise fıkralara konu olabilecek bir düzeydeydi. Bu arada msn sohbetlerimizde konuştuğumuz bir arkadaşımız ise istersek gönderebileceğini söyleyince dedim neden denemiyoruz. Arkadaşımız ana arı üreten kuruluşun karniol cinsi f1 melezlerini tavsiye edeceğini aslında bunlarında saf olduğunu çünkü o bölgede başka ırk arı bulunmadığını söylemesi ve suni dölleme yöntemiyle elde edilmiş olanlarına göre %50 daha ucuz olduğunu ve mayıs sonu elimizde olabileceğini söyleyince ilk deneme olarak bu f1 lerden getirmek ve bunların denenmesinin akla daha yatkın olduğunu, bunlardan üreteceğimiz anaların bu kışı nasıl geçirecekleri ve bahara nasıl çıktıklarını görmek ilk deneme olarak uygun göründü bana ve Ali Türk e. Arkadaşımıza para transferini yaptık ve anaların sparişini verdik. Bu arkadaş bu iş için yanlış hatırlamıyorsam 80 km lik yolu bir kaç kere gitti geldi. Anaların sağlıklı olarak bize ulaşması için yol aradı hatta kendisi işi gücü bırakıp 1-2 günlüğüne uçağa atlayıp İstanbula gelmeyi bile düşündü. Sonuçta arılar normal posta yoluyla bize ulaştı. Anaların ücretlerine ne almanyadaki arkadaşın harcadığı yol paraları, mesayisi ve stresi nede gerek ben ve gerekse de Ali Türk ün harcadığı yol paraları, mesayisi ve stres dahil değildir. Gelen 14 tane arı anında dağıtılmıştır. bana 2 tane düşmüştür bunlardan. Şimdi eğer ben bu anaları kabul ettiremez ve kestirirsem elde var sıfır durumuna düşebilirim. Ali Türkte öyle. Biz şunu da yapabilirdik önce arılara kabul ettirip kendimizi garantiye alır daha sonra dağıtımları da yapabilirdik. Ama yapmadık zira anadolunun 6 farklı bölgesinde bu anaları bekleyen istanbulda bekleyen arkadaşlara haksızlık olur diye düşündük. Hatta bunların kızlarını üretip onlarıda dağıtabilirdik onuda yapmadık istedikki her bölge bu f1 leri denesin sonucu olumlu olanlar sanal alemde bunu paylaşsın seneye daha iyi noktalara gelebilelim. Benim kendi adıma bu iş için doğru kapıyı açmaktı amaç ve bu oldu sanırım. Bu sene ben kendim 10 tane ana arı ürettim maaliyetini sormayın ama piyasada satılanların on katını buldu harcadığım yol parası ve mesaiyi. Seneye üretecekmiyim belki keyif için ama satın alacağım nerdenmi bu işi düzgün yapan bir üreticiden. Şimdi denebilir nerden anlayacaksın bu üreticiyi artık ben biliyorum bu iş nasıl yapılıyor işte bu bilgilerimle bulacağım o kişiyi gidip yerinde veya sanal alemde göreceğim yaptığı uygulamaları ve karar vereceğim. Hani bazı büyük firmalar fabrikalarına ücretsiz geziler düzenlerler gelin bu ürünü nasıl sağlıklı ortamlarda ürettiğimizi görün derler ya işte böyle çalışanlardan, yaptıklarını meslek sırrı söylemem demeyenlerden alacağım. Burada kaliteli ana arı nasıl üretilir bilirsem kaliteli ana arı üreticisini de bulabilirim mantığı var. Bence artık dünya kalite peşinde koşuyor kalite eğitimleri olmazsa olmaz durumuna geldi imalat ve tüketim sektöründe. Ülkemiz arıcılığında da bu böyle olmalı. Ben ana arı üretiyorum ve satıyorum diyenler bu sürece uyacaklar. Artık benim malım iyidir devri geri kaldı. Belgeleyeceksin, anlatacaksın, göstereceksin ve inandıracaksın ki insanlar senden alsınlar. Bunları niyemi anlattım; elinize beyninize ve niyetinize sağlık teşekkür ederizi duymak için yaptığımız bir işin sonundaki iç burukluğu galiba kendimi Genarationsfolge F1 olarak hissettim. Ama telefon edip doktor abim diye başlayıp iyiki bu arkadaşı tanımışım iyiki böyle dostlarım var dedirtenlerde oldu hani.

Bu arada anaların geldiği kafesler çok enteresan iki tane kekli çıkış deliği var. Kısa olan bölümün deliği 4mm burdan bakıcı arıları çıkarıyorsunuz uzun olan kek bölümü ise daha geniş bir deliğe sahip buradan da ana arıyı salıyorsunuz anladığım kadarıyla. Yani bakıcıları çıkarmak arıları bir cam önünde dışarı bırakmak felan gerekmiyor. Güzel düşünülüp dizayn edilmiş.

4 yorum:

ŞEKERLİ dedi ki...

İnşallah başarılı olursunuz. İnşallah emekleriniz zayi olmaz. Kolay gelsin.

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Abi inşallah. Sağolasın. Cumartesi ana arının birini saldım hırpaladılar geri kafese aldım. Diğer ruşettekini hiç salmadım bakıcılarını aldım sadece ama meme başlangıcı vardı bozdum ruşetin yerini değiştirdim tarlacıları uzaklaştırmak için. İnşallah kabul ettiririz.

ALİ TÜRK dedi ki...

Doktor civanım bu ne biçim yazı yav.Ben bunun neresine yorum yazayımki.

Bir yer dikkatimi çekti anaarı üretirken harcadıgın yol parasından yengemin haberi varmı.?

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Ali abi allahtan iç işlerinin haberi yok daha da uyanmadı zaten bir uyanırsa vay halime artık senin çadıra taşınırım heralde:)