27 Ağustos 2011 Cumartesi

Dokuz gün be dile kolay tatile baaak..:/)

Bayram dolayısıyla önümüzdeki hafta gene tatiliz:) bende soluğu arılığımda aldım. Dün öğlen gibi geldim ve kızım ilk iş folluğa koştu:/)...Soruyorum kaç çocuk daha doğrusu kaç şanslı çocuk varki follukdan yumurta alabiliyor günümüzde...Beş altı sene önceydi galiba bir adamcağız oğluyla otobüste giderken koyun sürüsünü gören çocuk babaaa köpeklere bak ne kadar çok demiş:/) benim kız yumurtayı koyunu köpeği biliyor:/)bu çok önemli. Her şeyi o çocuk gibi kitapdan televizyondan öğrenirseniz bir kasabadaki ilk okul mezunu bir adam karşınıza geçer yapamadıklarınızı kendisinin yapabildiğini söyler kalakalırsınız. Ben eğitimliyim, hatta kariyerde yaptım nasıl olur, olamaz, yapamazsınız dersiniz göremediğiniz şey otobüsteki çocuğun köpek zannettiği koyunlar gibi çok şey olduğunuzu zannetmeniz ama hiç bir şey yapamayan biri olduğunuzu göremeyişinizdir. Hayatın içinde öğrenilmeyen yada yaşamın pekiştirmediği hiç bir eğitim eğitim değildir. İşte bu nedenle beş tavuk, ,üç beş arı ve bir kedi besliyorum.
Bir önceki sene Gökçe ada (imroz) gezimin bana öğrettiği eskisi olmayanın yenisi olmaz atasözümüz ve ne kadar tüketen bir toplum olduğumuz idi. Eskiyen bir kanepemi sabırla zımparaladım ve cilaladım. Ha unutmadan bu bilgide kitaplarda yok yaşamın içinde var.
Kızım bu gün baba eski lastiğimiz varmı dedi:/( otomobil lastiği olacakmış:/( dedim hayırdır meyer tv de izlemiş salıncak yapacakmış. Dedim lastik yok ama aletlerimiz var gel tahtadan yapalım. Yaptık:) Mutluluğuna diyecek yok.
Buda benim depo ana kutusu. Yeni sisteme çabuk adapte oldu inekler.
Farkında olmadıkları tek şey ballarını iki kere petek gözlerine koyup sırladıkları. Napalım bu arılarda tv gazete ve para  yok. Ekonomiyi bilmiyorlar:/(

Alttaki resimde Ali Şekerli abim beni çok sever bende onu. Biz onla yarışırız kabak yetiştiririz (bu sene erken havlu attı) çeşitli aletler yaparız. Buda benim zihni sinir projem bakalım ne çıkacak:)
Son olarak trafikde sakin araba kullanırım. Beni sıkıştıranlara arkadan yaklaşıp sellektör yapanlara uymam çünkü onlar serseridirler....Fakat geçenlerde biri hem arabama zarar verdi hemde hakaretlerinde ileri gitti mahkemelik olduk. Unutmadan tazminat davalarında avukatlık ücreti tespitinde adet o ki tazminatın %20 sini  alıyorlar. Yani siz davacı olursanız bir şey ödemeden kazanılacak oan tazminatın % 80 nini alıyorsunuz. Unutmadan bu bilgide üniversitede anlatılmadı hayatın içinde öğrendim. 
Herkese iyi bayramlar...


6 yorum:

Mirili dedi ki...

o yumurtalardan bizim küçüklüğümüzde, her sabah en az 10 tane olurdu :( köy havasının eğitimi başka oluyor.

Trafikteki serseriler her yerde var, Herşeyin hayırlısı Allah yardımcınız olsun...

Mehmet Yüksel dedi ki...

Abi ne güzel anlatmışsın ellerine sağlık,hayırlı bayramlar abi.

Selamlar Saygılar.

ERZİNCANLI ARICI VECDİ dedi ki...

Muhteşem abi paylaşımların su içer gibi okudum.Tatlı kızına hayvan sevgisini öyle güzel vermişsinki,kümese koşmasına ne dersin.Bazıları dünyanın en verimli arısını imha etmeye kalkıyor.Kendilerini Engnizasyon Mahkemeleri yargıcı zannediyorlar.Ama senin kızın büyüdüğü zaman Enginzasyon Mahkemeleri Yargıcı olmayacaktır.Allah bahtını açık etsin,saglıcakla kalın.

EMRAH dedi ki...

Muhteşem abi bende öyle şeylere şahit oluyorumki benim çocuk daha 2yaşına yeni giricek bahçede tavuklar piliçler elini takıyor.Köpek yavruları ayaklarını yalıyor korkucağına gülme krızine giriyor.Birde diğer yönden ist yetişenlere bakıyorum kocaman adamlar civcivden kaçıyor.Dediğin gibi çocuklara hayvanları küçükken sevdirmek çok önemli.sağlıcakla kal.

ALİ TÜRK dedi ki...

Muhteşem abi horuzdan hiç bahsetmiyon, hayırdır horuza bir şey mi oldu. Bu sene acayip sanşlısın, ramazan ayı seni burada kurtardı, inşallah öbür taraftada kurtarır::))
Sağlıcakla kal.

ALİ ŞEKERLİ dedi ki...

Muhteşem Abi Merhaba!
Köy hayatını çok iyi biliyorum, yaşadığım yer Edirnenin merkez mahallelerinden olmasına rağmen tam bir köy hayatı yaşıyoruz.
Mahallemiz çiftçi mahallesi.
Bundan bir 10 yıl öncesine kadar genelde herkesin evinde bir inek,beş, on tavuk bulunurdu.
Şimdilerde evinde hayvan besleyen ne hikmetse azaldı.
Dediğin gibi hanım kızımız çok şanslı, hiç olmazsa bir kaç hayvanı tanıma fırsatı olmuş.
Bu günkü şartlarda folluktan sıcacık yumurtayı almak kaç kişiye nasip olur...
Ne mutlu ki senin gibi bir babası var.
Abi; kabak deyipte canımı acıtma be:=)
Yiyemedikten sonra ne uğraşacağım... desemde pek inanma!
Kim bilir belkide yarışı ben kazanırım ba!:-)
Baş şimdi "zihni sinir projeni" merak ettim, hadi çabuk bitir de görelim.
Sağlıcakla kal..